BASINDAN

Artık büyük balık küçük balığı değil, hızlı balık yavaş balığı yutuyor.

Referans iki yaşında.

Ama ne olur benden iki yılın bilançosunu ayrıntılı bir biçimde çıkarmamı beklemeyin. Gazetecilik, son tahlilde her gün yeni baştan inşa edilen günlük bir iş. Bugün yaptığınızı yarın yıkmanız gerekiyor. Başarı da başarısızlık da günle beraber yok oluyor. Fakat günün sonunda bir gazeteyi, o günkü performansı kadar, okuyucunun zihninde bıraktığı 'kalıcı tat' değerli kılıyor.

Elinizde tuttuğunuz 31 Mayıs 2006 tarihli nüshasıyla size 2 yıl, 24 ay, 104 hafta, 730 günden damıtılmış 'kalıcı bir lezzet' sunuyor. 'En'lerle konuşmayı sevmem ama iki yılın sonunda Referans mönüsüne 'iki kaçınılmaz en' damgasını vuruyor.

Referans ikinci yılında Türkiye'nin en hızlı büyüyen gazetesi.

İMKB verilerine göre reklam geliri yüzde 108, YAY-SAT'a göre ise tirajı yüzde 40 artmış.

Referans ikinci yılında Türkiye'nin en çok alıntı yapılan gazetesi.

Sadece son iki ayda Türk medyasına 5 manşetle REFERANS olmuş.

Yani küçük olmasını avantaja dönüştürerek hem hızla yol almış hem de geride 'anlamlı izler' bırakmış.

İşte ben bugün minik fırça darbeleriyle iki yılda oluşturduğumuz keyifli tabloyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Aslında koleksiyon desem daha doğru olur. Çünkü bugün sizlerle paylaşacağım tablo, aslında bir yıl boyunca sergileyeceğimiz koleksiyonun 'en nadide parçası.'

Bir balık, yelkenbalığı.

Hızı saatte 110 km'yi bulduğu için sualtı dünyasının en hızlı balığı olarak biliniyor. İşte bu en hızlı balık, bugün itibariyle iş dünyasının en hızlı büyüyen gazetesi Referans'ın sembolü oluyor. Usta çizerlerin elinde sualtı dünyasından iş dünyasına yüzüyor.

Peki neden?

Bir kere çok sevimli. Şimdiden o şirin bakışıyla derin ekonomi muhabbetlerimizin vazgeçilmez maskotu oldu. İkincisi çok hızlı. Belki inanmayacaksınız ama 21. yüzyılda küresel ekonomiyi peşinden 'bizim hınzır yelkenbalığı' sürüklüyor.

20. yüzyılın ölçek ekonomisine dayalı paradigması neydi?

"Büyük balık, küçük balığı yutar!" Yanlış mı?

Rockefeller'ların, Carnegie'lerin dünyasında kesinlikle hayır. 1990'ların ortasına kadar hemen her önemli sektörde 5 ya da 6 çokuluslu şirketin neredeyse pazarın tamamına hükmettiğine şahit olduk. Finans devleri, enerji devleri, perakende devleri, medya devleri... Fakat teknolojik gelişmeler ve küreselleşme sayesinde 21. yüzyıla yeni bir paradigma damgasını vurdu.

Artık büyük balık küçük balığı değil, hızlı balık yavaş balığı yutuyor.

Tabiat ananın kanunları ekonomi dünyasını yeni baştan şekillendiriyor.

Nitekim 1990'lara kadar varlığından bile haberdar olmadığımız AOL, Hotmail, Telepizza, Zara, H&M, Schwab, Clear Channel Communication gibi hızlı şirketler bir anda en büyük balıklara kafa tuttu. Çünkü artık yeni ekonomik sistemde sadece büyük olmak yetmiyor.

Hatta birçok şirket için büyüklük ölüme davetiye anlamına geliyor.

American Online (AOL) bunun en tipik örneği.

Steve Case sıfırdan kurduğu şirketi 10 yılda 100 milyar dolarlık bir değere ulaştırdı fakat 2001 yılında medya tarihinin en büyük satın alma işlemine girişince kendi şirketinin de Time Warner'ın da sıkıntıya girmesine sebep oldu. Yani büyümek tek başına yeterli olmadı.

Çünkü artık küçük ya da büyük ancak hızlı karar alıp, değişen pazar koşullarına hızla ayak uydurabilenler ayakta kalabiliyor. Öyle ki son yıllarda Jason Jennings'den Mümin Sekman'a birçok yönetim gurusu bu yeni fenomeni anlamaya çalışıyor. Konuyla ilgili yazılmış yüzlerce kitap var.

Literatürü merak edenler Jennings'in 'Hızlı balık yavaş balığı yutar'ı ile Sekman'ın 'Çevik Şirketleri'ne göz atabilir.

Küresel rekabetin hızını lokal dinamiklerle birlikte günlük takip etmek isteyenler içinse 'en kalıcı hızlı tat' Referans.

İşte bu yüzden Türkiye'nin en hızlı büyüyen gazetesi Referans ikinci yılında yeni maskotu yelkenbalığı ile sizlere bir çağrıda bulunuyor: HIZLANIN!

Türkiye'den ve dünyadan hızlı balıkların hikâyesini pazartesiden itibaren Referans'tan okuyun.

Medya: www.referansgazetesi.com
Tarih: 31.05.2006