BASINDAN

Ataleti "Türk usulü" yenmek için neler yapmak lazım!

Kişisel Gelişim Uzmanı Mümin Sekman'la yurtdışında olduğu için, uzun zamandır görüşemiyorduk...

'Kişisel Ataleti Yenmek' başlıklı kitabını resmen sakız ettim yıllar içinde...

Çünkü görünen oydu ki, bizler yapmak istediklerimizi sadece hayalimizde canlandırıyor ama bir türlü eyleme geçemiyorduk. Bu tablo toplumun genelinde hüküm sürünce de, başarısızlıkların, mutsuzlukların, hayal kırıklıklarının ardı arkası kesilmiyordu haliyle.

Mümin Bey, yeni hazırladığı kitapta, yine bu konuya değinip; ilginç bir örneklemeyle çıkmış yola;

'Kısa boylu ve zayıf bir genç yanında duran uzun boylu ve iri yapılı kuzenine dönerek, 'ben senin yerinde olsam, dünya ağırsiklet boks şampiyonu olurdum' deyince, kuzeni dönüp şu cevabı vermiş: 'Seni dünya hafif siklet boks şampiyonu olmaktan alıkoyan ne?'

Çoğumuzun durumu bu küçük hikayedekinden farksız... Elimizden gelenin en iyisini yapmak yerine, 'Başkalarının yerinde olsaydık ne yapardık?' a odaklanıyoruz niyeyse?

Durum vahim

Bu eylemsizlik halinin, hedef seçmemek hayatı planlamamakla öyle güçlü bir göbek bağı var ki, şaşırırsınız...

Hoş, hedef koyma konusunda elimize kimseler su dökemez de, iş hedeflere ulaşmak için çaba göstermeye gelince, durum vahim.
Herkes, yapması ve yapmaması gerekenleri sular seller gibi bilse de, iş harekete gelince, ayağımıza bir prangadır bağlanıyor işte...

Sahi bizi durduran ne o zaman? Bal gibi atalet işte... Yani eylemsizlik hali... Kişisel Gelişim Terminolojisinde 'amaca yönelik eyleme geçmeme' olarak tanımlanıyor bu durum.

Peki atalet içindeki insanlar nasıl tanınır:

-Genellikle yavaş hareket ederler. Tembellik, yılgınlık, miskinlik, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etmek, yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmemek, bezginlik karakteristik özellikleridir.

-Görev yaparken sık sık işleri erteleyip, mazeret beyan ederler.

-Hayata bakışları sitemkar, umursamaz, kötümser, eleştirel ve kaygılıdır. Bu nedenle de yaşama sevinçleri ve hayat enerjileri çok düşüktür.

-Onlara seslendiğinizde, genelde başlarını değil, kaşlarını kaldırarak size bakarlar.

Kaderimin oyunu

Türkiye'deki en yaygın kişisel atalet örnekleri bir anketle belirlenmiş... Buna göre; yabancı dil öğrenmemek, kitap okumamak, sigarayı bırakmamak, düzenli spor yapmamak, ailesine ve çocuklarına yeterince zaman ayırmamak, deprem önlemleri almamak, aşırı düzeyde ekran bağımlısı olmak, tasarruf yapmamak veya çok israf yapmak, fazla kilolardan kurtulmamak ilk sıralarda...

İyi de her bir şeyi bilip de, harekete geçememenin altında ne yatıyor derseniz?

-Hedef yokluğu
-İç disiplin eksikliği ki, (iradesizlik olarak kabul ediliyor).
-Kısa vadeli düşünüp, uzağı görememek
-Alınganlık ve pasif direnç duygusuyla yaşamak
-Motivasyon yetersizliği
-Başarısızlık korkusu
-Standart ve kriter algısının olmaması
-Öğrenilmiş çaresizlik duygusu
-Hedefin gerektirdiği asgari yeterliliklere sahip olmamak,
-Zaman kullanma bilincinin olmayışı
-Yanlış yorumlanmış kadercilik anlayışı
-Açık değil, imalı iletişim kültürüne sahip olmak
-Sert gerçeklerle yüzleşmekten kaçınmak

Kanser gibi meret...

Kurtuluş yok mu yahu bu halden? Varr...

Öncelikle atalet içinde olduğunun farkındalığı gerekiyor. Hah, bu arada ataletli insanlar da ikiye ayrılıyor...

Birr; irade ve motivasyon zayıflığı nedeniyle hedeflerinin gereklerini yerine getiremedikleri için harekete geçemeyenler, ikii; aşırı iş yükü altında boğuşmaktan, önemli işlere öncelik veremeyenler yani kişisel organizasyon sistemleri yetersiz olanlar.

İlk gruptakiler, tembel ve iradesiz, ikinci gruptakiler gayretli ama metodsuz. Bütünde al birini vur ötekine... Yani, bu durum hayata taşındığında eşitler.

Atalet denen şey iki aşamada gelişiyor haberiniz olsun;

-Çevredeki değişiklikleri ve yapılması gerekenleri görememek, bir tür körlük

-Yapılması gerekenleri gördüğü halde, hiçbir şey yapmamak, ihmal etmek, üşenmek, ertelemek ve eyleme geçmemek.

Tıpkı kanser gibi aşamalı bir tehlike meret.

Niye biliyor musunuz? Çünkü şok değişimlere karşı kişi, kurum ya da toplumlar reflekslerini kullanarak harekete geçebilirler. Oysa kademeli oluşan değişimleri bünye tam algılayamaz.

Fatura kabarık

Kurtulmak için ipuçları:

-Üşenmemek, ertelememek, vazgeçmemek

-Umutları yüksek, sabit giderleri düşük tutmak

-Geniş düşünüp, dar başlayıp, çabuk bitirmek

-Her alanda bir şeyler öğrenirken, bir alanda herşeyi öğrenmek.Bugün yapacaklarınızın gelecekteki sonuçlarını düşünmek

-Başınıza gelen olaylardan çok, o olaylara verdiğiniz anlamların atalete sürüklediğini bilip, size olanlardan çok, sizin nasıl biri olduğunuzu farketmek

-Eyleme geçmek için mükemmelleşmeyi beklemek yerine, küçük işlerde kervanı yolda düzeltecek şekilde hareket etmek.

Haydi bakalım... Bugün haftabaşı, var mısınız bu illetle savaşmak için kolları sıvamaya. Bakmayın öyle bireysel sorun gibi göründüğüne, çoğunluğu etkisine alınca toplumsal ataletin faturası fena kabarıyor. Bedelini de yine dönüp, dolaşıp bizler ödüyoruz...

Medya: www.gunes.com