BASINDAN

Başarıya Giden Yol Kendi Elimizde!

Bu aralar Mümin Sekman'ın "Her Şey Seninle Başlar" adlı kitabını okuyorum. Sekman, kitabında başarı ve başarısızlıkların temellerini güzel örnekleriyle aktarıyor.

Kitapta, tüm insanlık için tüm zamanlarda geçerli olabilecek bireysel bir başarı tanımını Amerikalı yazar Emerson şu şekilde anlatıyor;

"Başarı çok ve sık gülmek, çocukların sevgisini ve akıllı insanların saygısını kazanmak, içten eleştirilerin kıymetini anlamak ve kötü arkadaşların yoldan çıkarma girişimlerine dayanabilmek, güzeli anlamak, başkalarında en iyiyi bulmak, sağlıklı bir çocukla güzel bir bahçe ya da saygın bir sosyal durumla biraz daha iyi bir dünya bırakabilmek, hatta bir tek kişi bile olsa birilerinin siz yaşadığınız için daha rahat nefes aldığını bilmektir"

Emerson'a göre başarının temelinde insanı ve hayatı sevmek, kucaklamak yatıyor. Yani mucizevi şeylerden öte başarıya giden yolun aslında kendi elimizde olduğunu vurguluyor. İnsanın yaşamı, yaşadıkları da başarıyı tetikleyici olabiliyor. Bu konuya paralel çok güzel bir başarı öyküsü aklıma geldi onu sizinle paylaşmak istiyorum. Bu başarı öyküsü bir yayın kuruluşunun yayınladığı bir ekte yer alan 40 başarı öyküsünden sadece bir tanesi.

Zati Uysal, 1996 yılında kanserden yaşamını yitiren annesi Emine Uysal'ın hatırasını yaşatabilmek amacıyla başlattığı küçük çaplı girişim, şimdi kendisine ABD'de yüz binlerce dolar kazanç sağlıyor.

Üzerinde annesinin fotoğrafı bulunan "Delightfully Turkish" marka zeytinyağlarının özellikle şirketin bulunduğu California bölgesinde çok tutulduğunu söyleyen Uysal "Türk zeytinyağını Türk etiketiyle ilk kez biz bir araya getirdik. O yüzden büyük isim yaptık. İtalyanlar ve İspanyollar bu pazarda güçlü, ama biz yavaş yavaş onları aşıyoruz" diyerek bu pazarda ne derece iddialı olduğunu belirtiyor.

Enka Grubu'nda Pazarlama ve Dış Ticaret bölümlerinde çalıştıktan sonra, 1986 yılında ABD'ye yerleşen Zati Uysal, bu ülkede başarılı bir girişimci örneği sergiliyor. Aslında Uysal'ın bu hatırı sayılır başarısı, bir bakıma tesadüf üzerine kurulmuş. ABD'ye yerleştikten sonra evlenen ve hemen ardından Zati's adlı bir restoran açan Zati Uysal, müşterilerine Türk mutfağından örnekler sunmaya başladı. Zeytinyağlı yemeklerin ağırlıkta olduğu menüler Türklerin yanı sıra Amerikalıların da büyük beğenisini kazandığında Uysal, 'kendine özel' bir zeytinyağı markası yaratmaya karar verdi.

Başlangıçta, çok sevdiği annesinin hatırasını yaşatmak dışında düşüncesi olmayan Zati Uysal, kısa bir süre sonra müşterilerinin yoğun talebini karşılamakta güçlük çekince, işin ticari boyutu konusunda kafa yormaya başlamış. Önce Turcop adlı bir şirket kurup, Tariş zeytinyağlarını 750 cc'lik şişelerde ithal etmiş. İlk zamanlarda yılda yaklaşık bin şişe kadar ithalat yapan Uysal, şu anda sadece California bölgesinin satışından yılda 150 bin dolar ciro elde ediyor. Uysal, bu alandaki hedeflerini şöyle anlatıyor:

"Amacım, Türkiye'nin çeşitli gıda ürünlerini ABD'ye getirip yine Türk ürünü olarak pazarlamak. Ağırlıklı olarak taze ve organik ürünler getirmek istiyorum. Kalite, makul fiyat ve iyi ambalaj varsa, ABD'deki pazarlamada hiçbir sıkıntımız olmaz."

Gördüğünüz gibi başarının sonu ve süreci yok, başarıyı yaratmak sadece kendi elimizde. Bunun içinde içimizde hırs, istek ve sonucu iyi yakalamak gerekiyor. Yani, bir şeyleri elde etmek ulaşmak istediklerimize paralel olduğu gibi, önümüze açılan kapıları doğru bir şekilde değerlendirmekten geçiyor.

"Kişilerin başarı tanımı, kendisine layık gördüğü hayatın büyüklüğüne göre değişir." (Mümin Sekman - Her Şey Seninle Başlar)

Sevgiyle kalın,

Funda Taşdemir

Medya: www.maxihaber.net
Tarih: 03.10.2006