BASINDAN

Bu ülkede başarılı insan sevilmez çünkü

Hanife BAŞ

Mümin Sekman, kişisel gelişim uzmanı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Ama hukuk alanında kariyer yapmadı. Kişisel gelişim alanında altı kitap yazdı. Son kitabı 'Her Şey Seninle Başlar', önceki hafta piyasaya çıktı. Verdiği kişisel gelişim ve başarı seminerlerine bugüne kadar 45 bin kişi katıldı. Sekman, son kitabıyla başarılı olmanın öğrenilebileceğini göstermeye çalışıyor ve herkesi kişisel kurtuluş savaşını başlatmaya çağırıyor. Sekman'a başarının nasıl ve kimden öğrenilebileceğini sorduk.

Akvaryumdaki köpekbalığı

Öğrenilmiş çaresizliği anlatmak için bir deneyden örnek vereyim: Bir akvaryumun içine aç bir köpekbalığı bırakılıyor, cam bölmeyle ayrılan diğer tarafına da küçük bir balık konuyor. Köpekbalığı aç olduğu için küçük balığı yemek üzere saldırıyor. Fakat cam bölmeye çarpıyor kafasını ve geri geliyor. Defalarca deniyor, 8 saat sonra artık deneme cesaretini yitiriyor. Bu aşamada bilim adamları cam bölmeyi kaldırıyor. Ancak köpekbalığı artık saldırmıyor. Şartlar değiştiği halde, köpekbalığının inançları değişmediği için harekete geçmiyor. Öğrenilmiş çaresizlik işte bu.

İnsanlar kişisel kurtuluş savaşlarını nasıl başlatabilir?

- Bunun yolu öğrenilmiş çaresizlik kavramını anlamaktan geçiyor. İnsanları kendi potansiyellerinde hapseden, öğrenilmiş çaresizliktir. Öğrenilmiş çaresizlik, denemelerinde başarısız olduktan sonra 'artık ne yaparsam yapayım bir şey olmaz' diye düşünüp deneme cesaretini kaybedenleri tanımlıyor. Gerçek çaresizlikle, sahte çaresizliği ayırmak çok önemli. İnsanlar dış engelleri görüyor ama iç engellerini göremiyorlar. Son kitabımın insanlara en önemli yararı, iç engellerini görmelerine yardım etmek olacak.

Başarılı olmak nasıl ve kimden öğrenilebilir?

- Tutku öğrenilemez, insanın içinde ya vardır ya da yoktur. Ama başarılı olmak öğrenilebilir. Şimdiye kadar milyarlarca insan başarılı olmaya çalıştı. Bu konuda ciddi bir bilgi bankası var. Başarılı olmada ilk adım olarak bundan yararlanılabilir. Ama başkalarından değil, kendinizden de öğrenebilirsiniz. İnsanlar başarısız olunca başarısızlığından ders çıkartmayı düşünür. Oysa asıl yapmaları gereken başarılı oldukları zaman 'nasıl başardım, bir sonraki sefer daha büyüğünü başarmak için neler yapmalıyım' diye düşünmek. Başarıdan alınan ders, başarısızlıktan alınan dersten daha değerlidir. Bir de insanlar neyi çok düşünürse, onu çoğaltır. Üzüntüyü çok düşünürsen o çoğalır, başarıyı çok düşünürsen de başarı çoğalır.

Türk usulü öğrenilmiş çaresizliklere örnek verebilir misiniz?

- Biz Türkler, karar alırken hep birilerine danışırız. Böylece çevremizi kararlarımıza suç ortağı yapıp, bireysel sorumluluklarımızdan kaytarırız. Dert yarıştırma durumu var. Herkes çevresine kendi başarısızlığı ve dertlerini anlatıyor. Kendi başarısızlıklarını böylece normalleştirmiş oluyorlar. Bu nedenle, bu ülkede başarılı insanlar sevilmez. Çünkü başarılı insanlar, diğer insanlara kendi başarısızlıklarını gösterir. Sertab Erener'in Eurovision'u kazanması bir sürü insanı rahatsız etti. Çünkü eskiden Eurovision'u kaybedince Türk olduğumuz için oy vermiyorlar diye hazır bir bahane vardı. Mazereti yok ettikleri için başarılı insanlar sevilmiyor.

CAM TAVAN SENDROMU

İnsanlar çaresizliği nasıl öğrenir?

- Toplumumuzda pozitif başarı eğitiminden daha çok negatif başarısızlık eğitimi veriliyor. Nasıl yapabilirsini anlatanlardan çok, nasıl yapamazsını anlatanların sesi çıkıyor. Kıraathanelerde, televizyon programlarında, aile içi sohbetlerde, 'yapamazsın, olamazsın, mümkün değil' cümleleri, 'hayır yapabilirsin' cümlelerinden daha çok kuruluyor. İnsanlar çaresizliği öğrenmekle kalmıyor, çevrelerine de öğretiyor. Özellikle çocuklara karşı ilginç bir korumacılık var. Hayal kırıklığına uğrar diye çocuklarının büyük hayal kurmasını istemiyorlar. Bu da öğretilmiş çaresizliktir.

İnsanlar neden bu kadar başarılı olmak istiyor? Başarı için didinmek yerine neden hayatlarını yaşamayı tercih etmiyorlar?

- Çünkü başarı bağımlılığı diye bir şey var. Benzersiz bir hazzı var bunun. Bir de, bazıları başarmak için doğuyor. Bu para meselesi de değil. Bir milyon dolara kadar insanlar güven için para kazanırlar. Onun üzerinde kazanılan para artık size güven vermez. Bu rakamdan sonra para başarı aracına dönüşür.

Öğrenilmiş çaresizliğin ve başarıyı öğrenmenin iş hayatına yansıması nedir?

- Cam tavan sendromu şeklinde. Bir insanın hayatta gelebileceğini düşündüğü en üst nokta, onun cam tavan sendromudur. Herkesin bir cam tavanı vardır. Bu kitap insanların cam tavanlarını fark etmelerini, onu bir-iki beden büyütmelerini sağlamak için yazıldı. Her insan kahraman olamayabilir ama herkes başarılı olabilir.

Medya: Hürriyet Gazetesi/ İnsan Kaynakları Eki
Tarih: Aralık 2005