MAKALE

Türküm, Doğruyum, Haluk'um!

Onlar ne siyahlar ne de beyaz. Hem siyahlar hem de beyaz. Opera konserinden çıkıp, köyden gelen “teyzeoğlu”nun yaptığı çiğköfteyi afiyetle yiyorlar. Hem doğulu hem batılılar. Ne tam olarak doğulular ne de tam olarak batılılar. Hem muhafazakar, hem modernler. Ne tam muhafazakarlar ne tam modernler! Hem köylü yönleri var hem kentli, ama ne tam köylüler ne de kentli!

Kendilerini hayata “arabesk” bir perspektiften bakan, yerel, mutsuz çoğunluk “siyah Türk” kimliğine ait hissetmiyorlar. Snob, batılı ve seçkin, mutlu azınlık “beyaz Türk” kimliğinin de kendilerine bir benden büyük geldiğini görüyorlar. Öte yandan içlerinde hem siyah Türk hem de beyaz Türk kimliğinden parçalar taşıyorlar. Onlar bu İki zıt kültürü kendi içlerinde eritmeye çalışıyorlar. Onlar birer sentezler. Postmodern bir duruş içindeler. Onlar gri Türkler!

Bu makale, taş fırın erkeği Haluk’un şahsında gri Türkleri anlama ve anlatma denemesidir. Şimdiye kadar beyaz Türkler ve siyah Türkler hakkında binlerce makale yazıldı. Tüm bu makalelerde “fonda kalan” bir kesim vardı; gri Türkler! Gri Türkler ilk defa TV ekranlarında kendilerini tam olarak temsil eden bir karakter görünce ona tüm güçleriyle sahip çıktılar. Bu “gri Türk prototipi” tanıdık bir yüz; Çocuklar duymasın dizisinden Haluk!

Haluk ve temsil ettiği gri Türkler muhafazakar bir anne-bana tarafından yetiştirildiler ama modern bir kadınla evliler. Hem “özlerini muhafaza etmek” hem de yenilikleri kullanıp, modern olarak “bilinmek” istiyorlar. Modern bir baba gibi davranıp kızlarını özgür bırakıyorlar ama bir gün onun mini etek giydiğini gördüklerinde içlerinden bir parça kopuyor.

Haluk hem değişmek , hem de bazı “değişmezlerini” korumak istiyor. Hangi noktada ne kadar değişmesi gerektiği konusunda kafası karışık. Agresif eğilimler taşıyor ama çevrenin “dışlamasından” korktuğu için bunu içine atarak, kesintisiz sinirlilik halinde yaşıyor.

Bir karar vereceği zaman aklı ile gururu sık sık çatışıyor. Geleneksel değerlere bağlılığı savunuyor ama “niye”sini açıklayamıyor. Alaya aldığı modern davranış tarzlarının mantıklı nedenlerini duyunca ezberi karışıyor. “AB’ye girelim ama özümüzden taviz vermeyelim” cümlesi, istediklerini hiç değişmeden elde etmek isteyen bir gri Türk’ün mantığına örnektir.

Bu makale Vatan gazetesi Cafe Pazar ekinde yayınlanmıştır.